Hayat Hep Olduğu Gibi Aslında…

0 0 Oy Verme
Bu Kullanıcıya Puan Ver

Benim adım Melek  ve 35 yaşındayım ve eğitimimi bitirdim. İkizler Burcuyum. Rize de Yaşıyorum. Çalışmıyorum. Bol Bol tv seyretmeyi sevıyorum.  Ebeveynlerimle yaşıyorum ve aile ve insan ilişkilerine büyük önem veriyorum. Ahenkliyim ve sohbet yoluyla sorunlara çözüm bulmayı seviyorum.
Ne arıyorum: Hiç evlenmemiş ve çocuğu olmayan bir erkeği tercih ederim. Nürnberg içinde veya civarında yaşıyorsanız veya Nürnberg’e taşınmaya hazırsanız iyi olur. Aynı şekilde uyumlu olmalısınız ve evlilik sizin için yüksek bir öncelik olmalıdır. Not: Şu anda çocuk sahibi olmayı hayal edemiyorum, siz de aynı şekilde hissediyorsanız, lütfen bana yazmaktan çekinmeyin.

müzik öğretmeni, beden eğitim öğretmeni, Ücretsiz arkadaş bulma,kadınlarla tanışma sitesi,kadılarla ücret ödemeden arkadaş bulma,Ücretsiz arkadaş bulma kadınlarla tanışma arkadaş olma sitesi,kadınlarla ücretsiz kadın
Evlilik Öncesi

Hayat ne güzel…

Sıcacık simidin buğusu mutlu ediyor beni.

Kırmızı önlüklerimizle anaokulundan dönerken, evde beni bekleyen oyuncaklarımı düşlüyorum..

Ve annemin kurufasülyesini çıtır çıtır yanan sobanın yanında yemeyi.

Kardan adamı, burnundaki havucu ve hatta kömür gözlerini çok seviyorum.

Garajın çatısından aşağı uzanan buzları kırmayı…

Üşümesini ellerimin, ayaklarımın su içinde kalmasını,

Kış günü bile çocukça koşturmaktan sırtımın sırılsıklam olmasını…

Kızaklarla mahalledeki arkadaşlarla çılgınca kaymayı özlğyorum…

Sonra baharı…

Yazı, güneşi, susamayı…

Temmuz’da öğlen güneşinde kavrulup kahverengi bir ton almayı 🙂

Hatice’yle çukura girip kırdığımız BMX’i hatırlamayı…

Gülmeyi..

Dizimin kabuk tutan yaralarını…

Hale’yle arabaların siboplarından gelen “fısss” sesini dinlemeyi…

Sahibi gelirken tabana kuvvet kaçmayı:)

Kayısı ağacının dallarına ev yapmayı,

Kirazdaki kırmızı boncuklu tırtılı…

Maçta kaleci olmayı, çelik-çomakta koşturmayı…

Bilyelerimi, gazoz kapağının içine çamur doldurup oynamayı…

Fener alayını, şivlilikte komşulardan şekerli leblebi toplamayı…

Oyun arkadaşımın sobada fıss diye erimesine ağlamayı..

Uçan balonumun ellerimden kayıp gitmesini belki de, onu öylece çaresizce izlerken bile, çocukça bir duyguyla daha güzel yerlere gidiyor olması duygusunun beni teselli ettiğini hatırlıyorum..

Çocukken, hayat tozpembe değil aslında…

Hayat hep olduğu gibi…

Biz sadece tercihlerimizi yaşıyoruz…

Oysa çocuk gözüyle bakabilsek hayata,

Hatanın da bir olasılık olduğunu kabullenebilsek…

Başarmanın, doğrulardan örülmüş bir çember olmadığını kabul edebilsek…

Çocukça bir hayat sürebilsek keşke…

İşte o zaman -di’li geçmiş zamanlara ihtiyaç duymazdık hiç…

Hilal Timur

Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm Mesajları Görüntüle
0
Mesaj Göndermek İstermisin ? x
()
x